SEVİN OKYAY`LA KÖŞE BUCAK SANAT... Türkiye'nin ilk kadın sinema eleştirmeni Sevin Okyay, her şeyi insanvesanat.com'a anlattı.
2.2.2016 01:24:00 -
SEVİN OKYAY'LA KÖŞE BUCAK SANAT....

Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için insanvesanat.com takipçileri adına teşekkür ediyoruz.
Rica ederim.
Siz tam bir sanatseversiniz. Galiba "iyi bir sanatsever nasıl olur/olunur?" sorusuna en iyi cevap verebilecek kişilerden birisiniz. Nasıl iyi bir sanatsever olunur?
Sanatın çeşitli dallarını küçük yaştan beri izler ve severim. Büyük bir avantajla yola çıkmışım meğer. Beni ve kardeşimi iyi filmlere, klasik batı ve Türk müziği ile halk müziği konserlerine, baleye, tiyatroya götüren; spor seven ve maçlara giden, ayrıca çok okuyan bir annem vardı. Pek çok şeyi baştan beri izleyerek büyüdüm. O zaman sanatseverden ziyade, bunların bir parçası oluyorsun sanki. Mukayese imkânı da buluyorsun. Başka arkadaşlarım da kendilerine farklı yöntemler bulmuşlardı. Benimki bir şans, ama çok işime yaradı. 
Caz, sinema ve polisiye roman eleştirmenliğinizin yanında spora ve çevirmenliğe de yer ayırıyorsunuz. Sevin Okyay'ın en büyük tutkusunu sorsak hangisini ilk sıraya koyarsınız?
Tutkum var diyemem. Çok sevdiğim şeyler var, ne mutlu ki onlarla uğraşabiliyorum. Ama en vazgeçilmezim edebiyat olurdu herhalde. Tutkuya en yakın olan ise, spor elbette.
Sanatın hayatınızda büyük bir yeri var. Peki, bu ilgi ve yolculuk nasıl başladı?
Birinci sorunun cevabı aynen burada da geçerlidir. Sanat hayatımda büyük yeri olduğu ise doğru. Aynı şey, spor için de geçerli...


Radyo programınız "Cinayet Masası" biz de dahil bir çok kişi tarafından ilgiyle takip edildi. Kapanış cümleniz hep merak ve tartışma konusuydu ama galiba favoriniz "az kanlı geceler" Program ve polisiye romanı Sevin Okyay nasıl tarif eder?
Favorim, bir kere kullandığım "Kan-revan içinde kalın". Dinleyicilerimin bir kısmı, "Ortadoğu ve Balkanlar'ın en iyi kapanış cümlesi" olduğunu düşündü. Ben de biraz tadını kaçırdığımı düşünüp bir daha kullanmadım.
Program, polisiye sevene de, sevmeyene de yazarları, kitapları, karakterleri, ekolleri tanıtma yolunda bir çaba. Polisiye ise, edebiyatın bir türü olup, iyi yazılmışsa iyidir.
İyi bir caz tutkunu olduğunuz biliniyor. Caz'ın Sevin Okyay'daki çağrışımı nedir?
Caz severim sadece. Nasıl bir çağrışımı olabilir ki? Caz, kendisidir. Olsa olsa kendini çağrıştırır, başka bir müziği değil. Artık acı çeken bir halkın da müziği değil. Kapsamı çok daha geniş, çok daha farklı bir müzik türü.
Siz aynı zamanda Türkiye'nin ilk kadın sinema eleştirmenisiniz. Türkiye'de kadın olarak bu yolu kat etmek zor oldu mu? Ne tür zorluklarla karşılaştınız?
Bilinçli olarak verilmiş bir mücadele, aşılmış zorluklar pek yok. Ama, onca yıldır sinemayla ne kadar ilgili olduğumu, ne çok seyredip yazdığımı bilen arkadaşlarımın bile ‘magazin'den söz etmesi komikti. On yıl kadar da sürdü. SİYAD'a girebildiğime çok sevinmiştim ama "ilkim ben" diye bir şey hiç aklıma gelmemişti.
Çok fazla iş yaptınız ve yapmaya da devam ediyorsunuz. Sizin için en keyiflisi hangisi?
Yazmak. Zaten o kadar değişik işler yapmıyorum. Benim yaptığım şey, yazmak. Sadece hakkında yazdığım şeyler değişik.


Türkiye'deki sanat ve sinema ortamını nasıl buluyorsunuz? Başarılı ve başarısız gördüğünüz noktalar neler?
Eksik gördüğüm nokta, özgürlük. Hele bir yerde çalışıyorsanız öz sansür getirebiliyor ki, sanatla ilgilenen birini bundan fazla yıpratan şey olmaz. Onun dışında, diğer ülkelerden pek farklı olduğunu sanmıyorum. Olsa olsa, buradaki sanatçılar daha az para kazanıyordur. Ama ‘sanatçı'lık açısından dışarıdakilerden hiçbir eksikleri yok. Elbette burada da kolaycılık, yer yer sahtekâlık, ticarilik, vb. var ama bunları yapanlar da, öykündükleri yabancıların eline su dökemez. 
Sevin Okyay'ın "en"lerini de soralım. En sevdiğiniz yazar, caz sanatçısı, sinema oyuncusu kim?
Bu sevmediğim bir soru. Çünkü sonra kimleri unuttuğumu fark edip üzülüyorum. Yabancılardan seçeyim, nasılsa haberleri bile olmaz: Cazda Brad Mehldau diyelim. Sinemada sevdiğim oyuncuların epeycesi yaşamıyor artık. Ama John Hurt var. Yazar ise en zoru. Gençliğimizin hatırasına, J.D. Salinger. 
Son 10 yılın en iyi filmlerini sorsak, Sevin Okyay nasıl bir top10 yapar?
Bunun hakkıyla yapmak için Sevin Okyay'ın yarım gününü harcayıp bütün filmleri toplaması ve aralarından seçmesi gerekir. Ki yemin ediyorum böyle bir vaktim yok. 
Öyleyse, her seneden bir tane seçmeksizin, son on yılda çok sevdiğim bazı filmleri yazayım. Hemen de söyleyeyim: okurların, bunların yarısından çoğunu sevmeme ihtimali yüksek. Festivallerde seçtiğim filmler için çok fırça yiyorum çünkü. Bir de, on bir tane oldular. Son anda "Wendy and Lucy" aklıma geldi, onun yerine hiçbirini atmaya kıyamadım.
Wendy and Lucy (2008, Kelly Reichardt)
A Prophet / Un prophète (2010, Jacques Audiard)
Tinker Tailor Soldier Spy (2011, Tomas Alfredson)
Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives (2011, Apichatpong Weerasethakul - hayır, adını hâlâ ezberleyemedim)
Amour (2012, Michael Haneke)
The Act of Killing (2012, Joshua Oppenheimer)
Post Tenebras Lux (2012, Carlos Reygadas)
Her (2013, Spike Jonze)
Only Lovers Left Alive (2014, Jim Jarmusch) 
A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence (2014, Roy Andersson)
Lobster (2015, Yorgos Lanthimos)

Hayatınızda "keşke"leriniz var mı? Yapmak istediğiniz veya yapamadığınız bir şey...
Hentbol oynamayı çok isterdim. Ne yazık ki bizim zamanımızda yoktu. Bir enstrüman çalmayı da isterdim. Gerçi epey bir piyano dersi aldım ama o da evde yoktu. Yalnızca dışarıda çalışmakla olmuyor.
Son olarak insan ve sanatın hikayesini vermeye çalışan bir site olarak sizden içinde sanatın olduğu kısa bir insan öyküsü rica edelim.
Sipariş üzerine bir kez hikâye yazdım. Ona bakarak diyorum ki, iki ay vaktiniz varsa, olur. Öte yandan kolaya kaçıp, kompozisyon yazan bir çocuktan söz edebilirim. Ya da sehpada davul çalandan. Olmaz ama...
Sizinle röportaj yapmak bizim için büyük onur. Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Rica ederim. Her ne kusurumuz varsa affola...
İnsan ve Sanat

Mustafa Göksu / Fadime Türkölmez

  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

    Yorum Bulunamadı...
    İlk yorum yapan siz olun.

    © 2015 insanvesanat.com Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.   İletişim  |   Künye  |   Reklam  |   Hukuki Şartlar  |   Gizlilik  |   Yardım

    Oscar Medya