KARDELEN RESSAMINDAN SANATA DAİR ... "Sanatçı isteneni değil, kendiliğinden vücuda geleni, aklını işcilikte kullanarak ruhuyla işleyip duruşuyla tavrını ortaya koyarak eserini üretendir."
12.6.2015 18:31:00 -
PERIHAN KOCA İNSAN ve SANAT'A KONUŞTU

Sanat camiasında tanınan ve sevilen bir isimsiniz. Tanımayanlar için soralım, Perihan Koca kimdir? 
Rengi, "Renk, ışığın değişik dalga boylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılama'' tanımının yanı sıra, sağlığı, psikolojiyi ve enerjiyi etkilemesi ile de biliriz. Sanatçı için renklerin bir başka anlatımı da; düşünen, gören, üreten, dili, dini, yöresi, kökeni, kimliği, çevresi, ruhu, aklı, bilgisi, eğitimi ile donanan insandan dışarıya sızan ifadelerdir. Ruhuma dokunan ve ruhumun dokunduğu her şeyi, yüreğimin gözleriyle öpüp, düşünceleriyle yoğurarak, teslim olup, fırçamla renklere / desenlere / kelimelere boyamaya çalışmayı seviyorum. Horatius'un '' Resim Kelimesiz Bir Şiirdir'' sözlerinin ifadesi gibi; bendeki beni keşfetmeye çalışıp, renklerle yazmayı denemenin keyifli yolculuğundayım.
Aklın kitabi diliyle de Azerbaycan'da kalan aile büyüğümün anısını adımın konduğu Kars'ta aldım. Kars Ankara, İstanbul'un ardından eğitim-öğretim sürecimi Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Bölümü'nde tamamladım. Kamu sektöründeki çalışma yaşantımdan emekli karnemi alarak, iç yolculuğumda zamanı özgür kullanma dönemine geçtim. Sanat çalışmalarımda çok sayıda sergi, etkinlik çalışmalarına katıldım. Resim, güfte ve şiirin yanısıra, Türk Sanat Müziği koro ve solo konserleri, Ud Dersleri, Türk Halk Müziği, bağlama (saz), çalışmalarımı sürdürmekteyim. Ayrıca '' ALAKIR'' Doğa ve Kültür Dergisi'nde 'İstanbul'dan Antalya'ya Sanat' başlığında köşe yazılarım yayımlanmaktadır.
Sanatın birçok dalında etkin ve başarılısınız. Resim, şiir, söz yazarlığı ve musiki... Hepsini nasıl yapabiliryorsunuz, kendinizi nasıl yetiştirdiniz?
Baktığımı görmeye çalışıp, gördüğümü ruhuyla/ruhumla buluşturup, gönlümle ağırlayarak kendi içinde saklı olan ritme kulak verip mantığı devre dışı bırakarak An'da kaybolarak bendeki beni bulmada / ulaşmada samimi ve pozitif bakışla yol alma gayretiyle.
Özeti biraz daha sadeleştirerek özetlersem: anlaşılma kaygısı gütmeden, olduğum gibi, göründüğüm gibi olarak, gördüklerime ürettiklerimle ayna olmada sanatçı duruşumu bozmadan, kendimi eğitme gayretindeyim. 
Hiçbir şey bilmediğimi, yaşamda misafir olduğumu, sözün uçtuğunu, yazının/ gerçek sanatın yaşadığını, öğrenmek için öğrenmeye açık olmak gerektiğini, öğrendiklerimi kopyalamadan içselleştirerek kendimden katarak vücuda getirme bilinciyle, amatör ruhun korunarak profesyonel duruşla heyecanın, üretkenliğin, dostluğun ve sanatın korunarak besleyeceğini kendime hatırlatarak kendimi eğitmeye/ öğrenmeye çalışıyorum.

 

 

Kadın sanatkar olmak bir avantaj mıdır yoksa genel kabul ile dezanvantaj mı? Kadın ve sanatkar kavramı üzerine görüşlerinizi alabilir miyiz?
Sanat, güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık... olur.'' MUSTAFA KEMAL ATATÜRK 
Benim için; sanatın bu muhteşem tanımından sonra sanatkarın şeklen cinsiyeti vardır, özde ne sanatın ne de sanatçının cinsiyeti yoktur. Diğer taraftan böyle bir ayrım yapmak ya da ayrımda sentezle sonuca ulaşmak ilgili ilim ve bilim insanlarının işidir. 
Şeklen kadın sanatkar olmayı hissi yorumlarsam, kadın doğası gereği üretken, irdeleyici, derinlikleri muhafaza edici ve yaşam süzgecinde biriktirdiklerini uzun süre koruyup hatırlayandır. Bunu sanata ne denli yapıcı, etkileyici, yapıcı ve kazanım sağlayıcı aktarırsa o denli farkındalık yaratır.
Neden sürrealizim? Tam olarak ressamdaki karşılığı nedir?
Resim sanatında Sürreal/ Fantastik Realizm, gerçekleri kuşanarak gerçeküstü boyuttaki anlatımı, klasik teknikle gizemi nakşeden fırçanın, yetenekle birleşerek hayal dünyasının devreye girmesiyle ortaya çıkan tablodur. Bakanın hayal gücünü ve iç dünyasını açığa çıkararak kendinden bir şeyler görmesini sağlamada gelinecek en son yer, en üst seviyedir. 
Bu sanat dalında Sürrealizmi; kurgulayıp yönlendirmekten ziyade, kugulandığım içsel dokunuşları/ yolculuğu dışarıya aktarmada en özgür ve üst sınır olarak görüyorum. Beslerken beslendiğimi hissettiğim enerji dönüşümünü yoğunlukla duyumsadığım bir alandır. Hatta haddimi aşmazsam eğer resmin yanısıra kelimelerle ifademde ( şiir/ güfte) de bu izleri taşıdığımı sanıyorum.

 

 

Kardelen ressamı seçilmiş olmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kardelen Şiir Müzik Grubu tarafından; ''Yaşayan Değerlerimiz Yılın Kardelen Ressamı '' ödülüne layık görüldüm. 07 Mart 2015 Cumartesi günü Yaşayan Değerler; şiir, müzik sunumlarının düzenlendiği organizasyon ile ''Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi'' Ataköy adresinde ödül takdim edilmiştir.
Benim iradem dışında, ulaşmaya çalışmadan yaklaşık bir ay kadar grup tarafından takibe alınarak, sanatçı duruşumla, ürettiklerimle, yansımalarımla beni gözlemleyerek, değerlendirip bana ulaşmaları neticesinde gönülden verildiği için kıymetlidir. Ayrıca, maddi alış/veriş ile değil gönüllü ve manevi takdim olduğundan da bu ödül benim için özeldir. Daha sonra grup tarafından bünyelerine dahil edilme teklifiyle de gruba üye olmaya karar verdim.
Şüphesiz ilham aldığınız ya da size yol gösteren isimler, önemli sanatçılar da vardır. Perihan Koca'ya katkı sağlayan yol gösteren sanatçı ya da sanatçıları sorsak..!
FANTASTİK RESİME YOLCULUK :
Çalışmakta olduğum Taksim adresli kamu kuruluşunda öğlen saatleri ve iş çıkışlarında Resim Galerini, Kitabevlerini dolaşarak adını koyduğum sanat sevgimin adımlarını heyecanla atarken, gönül heybemde biriktirdiklerimin bir bir dışarı sızarak renklerle buluşması renkliliklerle kuşanması, kelimesiz şiir olarak nitelendirdiğim resimle donanmasını kısaca aktarmak isterim.
2008'de Viyana'da kaldığım 3 ay süresince kültürünü soluyarak sanata verilen değerin mezar taşlarında bile estetikle, disiplinle ifade edildiğini gördüm. Baktığını görmeyi sağlayacak zarafat şehrin dokusuna işlenmişti.
Belvedere Sarayı/ Müzesi'ni ziyaretimde bir çok önemli tarihi tablonun olabildiğince saygıyla, değeriyle izleyiciyle buluşturulduğuna tanıklık ettim. Burada sergilenen Gustav Klimt'in '' The kiss / Öpücük'' adlı muhteşem eseri, Salvador Dali'nin ''Egg/ Yumurta'' ve '' Geopol Yaratık Yumurtası'' eserlerinden sonra ikinci kez beni derinden etkileyerek bilinmeyenden bilinmeyene doğru sürüklemişti. Adeta ruhum bendeki beni yanına alarak içsel yolculuğa doğru ucunda ışığı gösteren tunele girmişti.

 

 

Ülkeme döndükten bir süre sonra bilgisayar ortamında gördüğüm Üstad Erol Deneç'e ait muhteşem resim karşısında adeta o tunelde gördüğüm ışıklı yolda sis perdeleri aralanmıştı. 'İşte bu!' diyerek attığım sessiz çığlık ile artık sadece gözlerimle, ruhumla değil dokunarak sanat yolculuğum başka bir boyuta taşınmıştı.
KAHEM'de resim derslerine başlayarak attığım ilk adımda kopya bir resim ile ilk çalışmamı gerçekleştirdim. Gerekli malzemeleri temin için gittiğim sanat ürünleri satan bir yerde, almak istediğim ürünler hakıkında danıştığım resim hocasının, yaptığım resmin fotoğrafını görerek: "Sana ücretsiz ders vermek isterim, çok yeteneklisin" sözleriyle 2 ya da 3 karakalem dersine devam ettim. Oradan evime dönerken önünden geçtiğim semtimizin atölyesinde resim dersi veren hoca ile karşılaştım. Yaptığım çalışmaları merak ederek gördüğünde yetenekli olduğumu söyleyerek orada ücretsiz derse davetine 8 pazar günü iştirak ettim. Erol Deneç hocanın öğretisinde 2012 yılından başlayan 3 teknik çalışma ile artık resim yolculuğumda bendeki beni keşfin doğru anahtarını bulmuştum. Bu çalışmalardan sonra yaşam dünyam olan evimde sanat dünyam olan atölyemi ekleyerek içsel gezintimde ayrı bir dünya yaratıp, havada uçuşan sözler değil ortaya konan sanat konuşsun diyerek tüm çalışmalarımı özgürce yürütüyorum.
Günümüze kadar olan sürede; Erol Deneç hocam ile oluşturduğumuz ekip ruhuyla fantastik ürünler veren sanatçıları grubumuza dahil ederek, sergi ve diğer çalışmalar yürütmekteyim. Bu çalışmalar arasında Fantastik Realist, Sürreal, Mistik, Ezoterik, Vizyoner, Sembolik yaklaşımlarla resimden ülkemiz ve yurt dışından sanatçılarımızın çalışmalarını sanat sayfalarımızda albümleştirerek ülkemiz ve diğer ülke sanat sayfalarında paylaşıp yaygınlaştırıyorum. Ayrıca Karma Sergilerle de sanat gönüllü dostluklarımızı çoğaltmaya gayret ediyorum.
Ülkemizdeki resim sanatı ve genel anlamdaki sanat temayüllerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
SANAT, aktarımlarda en güçlü olanıdır. Tarihin yazılmasında, genetik kodların ipuçlarında, sosyalojik, biyolojik, ekonomik, ekolojik, politik, coğrafik, mitolojik, teolojik, kültürel, ahlaki, vb.. sayısız alanlarda SANAT; ışık tutarak, yönlendirerek, dikkat çekerek ( pozitif ve negatif), görünmeyeni görmeyi sağladığı gibi estetikle, yaratıcı ruhuyla, çarpıcı tavrıyla kuşaklara aktarımlar yapar. Sanatın varlığını yadsımak, varoluşun doğasına aykırıdır. Sanatın bilimle yakınlaşması da doğası gereğidir diye düşünüyorum.
Sanatçı isteneni değil, kendiliğinden vücuda geleni, aklını işcilikte kullanarak ruhuyla işleyip duruşuyla tavrını ortaya koyarak eserini üretendir. Aynı zamanda sanatçı, eseriyle yaşayan, ruhunu eserlerine nakşeden, kendini eserine nakledendir.
Sanatın ışığında buluşan tüm sanatçı, izleyicilerin aydınlanarak yüzünü geçmişe, geleceğe ve bugüne çevirdiğine inanırım.
Sanatın her alanında yeteneği az ya da çok olsa da gönülden ve sevgiyle içerisinde yer almak, bir ucundan tutmak, göz ucuyla dokunmak, anlamaya çalışmak, bakmak, görmek, uygulamayı denemek, ilgilenmek, muhtelif faaliyetlere katılmak, kurslara/ derslere devam etmek sanatın ışığını hep açık tutacağı gibi değerini de koruyacaktır.
Günümüzde genişleyen olanaklarda sanatın hangi ilgili alanında olursa olsun içerisinde yer almayı deneyenlerin / adayların/ sanat severlerin yaklaşımları zıtlıkların daha görünür olmasını sağlar. Biraz daha açarsak kişiler, anlamaya/ uygulamaya çalışırken ( bunlar; resim, şiir,roman ve diğer..) iyinin yanında kötüyü, doğrunun yanında yanlışı, yaratıcılığın yanında kopyacılığı, sanat eserinin yanında zanaat ürünlerini ayırt etmeyi daha kolay algılayıp değerlendirlemerini daha gerçekci ve akılcı yapacaklardır.
Sanat, yüz çevirilerek değil, yüzünü sanata dönerek doğru okunur, doğru anlaşılır. Tarihe, kültüre değerler katarak ülkelerin dokusunu kuvvetlendireceği gibi etkileşimler sağlar ve kültürel miraslarla çıtasını bir hayli yükseklere taşır.
Ülkemizde sanat/ sanatçı henüz toplumsal ve kültürel siyaset gereği olanaklar anlamında yeteri kadar önü açılarak topluma ve kültüre kazandırılamamıştır. Girişimler, bireysel çabalarla sınırlandırılarak ne yazık ki maddi ve manevi döngü içerisinde nefes alma çabasındadır.

 


Kadın bir ressamın dünyası nasıldır?
Sanat'ta ve sanatımı yaparken kadın olduğumu/ kadınlığımı hatırlamadığımdan bu sorunun bendeki karşılığı; sanatı sanatla, aşkla, sevgiyle gönlünde besleyip, yüreğiyle dokunarak emekle büyüten bir dünyası vardır.
Sanatçı - Şöhret - Para üçgeni sanatçının duruşunu nasıl etkiler?
Sanatçı; istenen / ısmarlama duygularla, maddi kaygılarla, kopyalanmış kurgularla, kendini tekrarlarla, piyasa için, samimiyetten uzak sahte yürek yüzleriyle, yalancı dillerle, kaçamak bakan gözlerle değil, SANATI SANAT İÇİN SANATLA yapmalı diye düşünürüm. Dekoratif amaçla, rengi uyuyor diye, moda olmuş, ısmarlanmış, ticari getiri sağlayan bir duruş ve icra benim algım, duruşum ve bakışım dahilinde / kapsamında değildir. 
Benim, ürettiğim çalışmalarım ile aramda içsel bağlantı vardır. Çocuklarım gibidir, onlardan uzak kaldığımda özlerim. Atölyeme / evime döndüğümde gözlerimle okşar, sever, hasret giderir, ruhumla dokunur, konuşurum. Her baktığımda yeni bir keşif yolculuğuna çıkarım. Her sergimde bakan gözlerin, dillerin, yüreklerin enerjisiyle çoğalarak beslenir, pozitif ve manevi boyutlarda ilerlerim. Bu kazanımları para ve şöhret sağlamaz. Bunlar sadece sanatçıyı ( ki bu durumda sözde sanatçıdır) tüketir.
Ne şöhret, ne de para benim için öndedir. Resimlerime alıcı talep geldiğinde; gerçekten kendinden bir şey bulmuş mu, sevmiş mi, bağlantı kurmuş mu, kanaat getirdikten sonra gönlüm rahat yeni adresine teslim ederim.
Perihan Koca sanatsal aktiviteler dışında neler yapar? Mutfakla aranız nasıl? Tuttuğunuz bir takım var mı? Özel hayatınız nasıl gidiyor?
Sanatsal aktivitelerden bir an bile uzak kaldığımı hissetmedim hiç. Resim yapmadığım, şiir/ güfte denemelerimi üretmediğim, müzik icra etmediğim/ fiilen dinlemediğim zamanlarda bile Ruhum An'da onlarladır. Gittiğim her yerde benimledir.
Mutfakta, yaşamsal huzur ve ihtiyaçlarımı en doğal, ille de zenginlik aramadan, anlık ve naturel ölçülerde zaman ayırıyorum. 
Sanatın ışığında, bizleri buluşturan zamanı bana ayırdığınız için sevgi, saygı ve selamlarımla teşekkür ediyor, sanatla örülü güzellikler diliyorum.


Röportaj: Mustafa Göksu / Fadime Türkölmez

  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

    Yorum Bulunamadı...
    İlk yorum yapan siz olun.

    © 2015 insanvesanat.com Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.   İletişim  |   Künye  |   Reklam  |   Hukuki Şartlar  |   Gizlilik  |   Yardım

    Oscar Medya