SAÇ TELİNE İSTANBUL`U ÇİZMEK... Microart ile pirinçten, saç teline her şey sanata dönüşüyor.
8.6.2015 16:47:00 -
HASAN KALE İNSAN ve SANAT'A KONUŞTU

Size 'incir çekirdeğini dolduran adam' diyorlar, Hasan Kale, gerçekte kimdir? Neler yapar?
Namıdiğer "incir çekirdeğini dolduran adam" Hasan Kale; 5 yaşında çizgi, renk, resimle tanışan hayallerini, hedeflerini yanına alan bugünlere kadar gelen sıradan ama yaptıkları ile sıradışı biri...

 

Mehmet Siyahkalem, Nakkaş Osman ve Levni gibi üstadlarınız olmuş, hem de 1980'lerde... Geriye baktığınızda iyi ki klasik minyatür öğretmemişler bana diyor musunuz?
Evet, hocalarımı yüzyıllar öncesinden seçtim. Çünkü minyatür sanatı ile ilgilenmeye başladığımda kimse ders vermek istememişti bana. Üç farklı çizgi ile kendimi yetiştirdim ve sonunda kendi çizgimi oluşturdum. Bu arada klasik minyatür sanatını da çok iyi icra edenlerdenim.

 

 

 Microarta başlama sürecinizi biraz anlatır mısınız?
Küçük objeler üzerine çalışmaya başlayalı tam 20 yıl oldu. Bence sadece resim değildi. Minyatür Sanatı da tam olarak değil. Microart dendiği zaman da yalnız minik heykel eserler algılanıyordu. Ben de bir Türk sanatçısı olarak farklı yorumlarımı microart adı altında sergilemeye başladım. Minyatür Sanatı ile ilgilenmeye başladığım yıllarda ders almak istedim, olmadı. Ben de hocalarımı çok eski dönemlerden seçtim. Mehmet Siyah kalemden fırçanın kıvraklığını, Levni'den renk ve ve ahengi, Nakkaş Osman'dan sultan portrelerinin inceliğini öğrendim. Sonunda kendime has bir çizgi ortaya koydum ve bir gece ne kadar ince çizgiler çizebildiğimi farkettiğim an, kafama takılan ne kadar küçük yapabilirim sorusu oldu. İki seçeneğim vardı; ya hiç bulaşmadan ömrümün sonuna kadar keşkelerle yaşamak, veya sizlerin bu sorularına cevap vermek. Ben zoru seçtim. Karşınızdayım... Felsefem ise; farklı pencereler açarak değişik bakış açıları getirebilmekti. Bunlarla birlikte tüm dünyada yepyeni bir konuşma dili olusturmaktı. Göremediğimiz , es geçtiğimiz, bazen çöp dediğimiz minicik objeleri kullanarak onları sanat kapsullerine dönüştürdüm. Ve şu anda yaklaşık 300 farklı objeye eserler üreten, bu alanda dünyadaki tek sanatçı olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Geriye dönüp baktığımda ne kadar doğru bir karar verdiğimi daha iyi anlıyorum. Küçücük şeylerin hayatımızda ne kadar önemli olduğunu, seyredenlerin yüzlerine tebessümler yerleştiğni görmek inanılmaz bir duygu. Son zamanlarda yurt dışında trend haline gelen bu sanat dalının önderliğini yapmak bana şu sözü hatırlatıyor: "gidilmeyen bir yoldan gidin ki , iz bırakın. " Eh doğru söze ne denirdi.....

 

 

 200'den fazla obje üzerinde çalıştığınızı biliyoruz. Bu objelerin seçiminde dikkat ettiğiniz bir unsur var mı ya da objeler rast gele mi seçiliyor?
O kadar çok obje var ki, zorluklarına ve uzun soluklu kalabilecekleri seçmeye çalışıyorum...
Bir klasik sanat olan minyatürü, yine bir klasik konu olarak İstanbul'u bambaşka bir şekilde sunuyorsunuz. Sizce bunun adı tam olarak nedir? 
Aşk ve gizem... Yüzyıllardır anlatılmaya çalışılmış, anlaşılamamış. Ben de kendi yorumumla anlatmaya çalışıyorum. Anlaşılamayacak... Ve bir döngü halinde devam edip, sırlarını korumaya devam edecek en güzel hali ile....
 Eserleriniz büyüteç ile görülebiliyor oysa siz calışırken normal bir gözlük ve klasik ölçüde firçalar kullanıyormuşsunuz, bunun sırrı nedir? 
Tanrı bana iyi bir el, iyi bir göz ve bunları çalıştıracak kocaman bir yürek vermiş. Bu yetiyi en iyi şekilde kullanmaya ve hakkını vermeye çalışıyor.
 Sylvester Stallone ve Jason Statham gibi ünlülere eserleriniz hediye edilmiş. Kelebek kanadı ile tarifi caizse dünyaya mesaj veriyorsunuz. Bugün geldiğiniz bu noktayı ve sanatınızın bundan sonraki gelişimine dair hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?
Son zamanlarda dünyada trend haline gelen microartın bu alanda öncülüğünü yapıyor olmak bir Türk sanatçısı olarak gurur veriyor. Çok ünlü isimler, koleksiyonerler tarafından toplanılmaya başlanan bu eserler, yepyeni bir konuşma dili oluşturdu. Sponsor bulunduğu takdirde İstanbul'da müzesini açmak istiyorum....

 

Tarkan'in saç teli ve İstanbul, gerçekten çizdiniz mi?
Saç teline İstanbul panoraması projem olacak. Basından arkadaşlar bir isim istediklerinde Tarkan ismini söylemiştim. Sponsor bulunduğu zaman proje, Tarkan'a sunulacak. Ben hayır diyeceğini sanmıyorum.

 Bildigimiz kadarı ile sanatınız ile dünyada teksiniz. Size yurtiçi veya dışından bu sanatı öğrenmek için gelenler var mı? Öğenci yetiştiriyor musunuz?
Alanımda evet, tekim. Öğrenci yetiştirmeyi tabi ki düşünüyorum. Ama bu uzun soluklu çalışmalar için sabırlı ve içinde aşk olan kimse çıkmıyor maalesef. Kısa vadede ekonomik anlamda bir katkı sağlamayacağı için çok sıcak bakılmıyor da olabilir.
 İlgilendiğiniz veya takip ettiğiniz sanat dalları var mı? Sanatla ilişkiniz nasıl?
Mücevher tasarımı benim diğer bir işim. Uzun yıllardır micro sanatı mücevher üzerine de uyguluyorum. Son yıllarda TT Motor A.Ş' de tasarım ve sanat direktörlüğünü de beraber götürüyorum. Diğer tasarım dallarında üretim yapmaya da devam ediyorum.

 

 Son olarak özelinize biraz girelim. Motor tutkunuzdan söz eder misiniz?
Motor, bambaşka bir duygu. Özgür... İnsanların hayallerini, yaşam biçimlerini kendileri ile bütünleştirip sadece ona ait özel bir motosiklete çevirmek, onun mutlu olduğunu görmek keyif. Sevgili dostum Tarhan Telli ile çok güzel bir yol arkadaşlığı yapıyoruz. Müthiş projelerle geliyoruz. Bizi izlemeye devam lütfen...

 


 Hasan Kale sanatçı olmasaydı hangi mesleği tercih ederdi?
Hangi iş olursa olsun orada da çok farklı bir bakış açısı ile sıradışılığı yakalardı. Elinden gelenin yine en iyisini yapar, farklılık ve farkındalığı sunardı.
Uluslararası bir sanat sitesi olarak şunun farkındayız ki; yurt dışında da gururumuzsunuz. Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. 
Ben çok teşekkür ederim. Bir tek isteğim var; son 20 yılımı sadece micro art ' a ayırmış gönül vermiş bir Türk sanatçısı olarak tanıtılmasında, yayılmasında yardımcı olmalarını istiyorum okurseverlerin. Bu yüzden hem sosyal paylaşım sitelerinde beni takip etmelerini, hem de çevrelerindeki insanlara anlatmalarını isterim. Sevgilerimle....


Röportaj: Mustafa Göksu / Fadime Türkölmez

  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

    Yorum Bulunamadı...
    İlk yorum yapan siz olun.

    © 2015 insanvesanat.com Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.   İletişim  |   Künye  |   Reklam  |   Hukuki Şartlar  |   Gizlilik  |   Yardım

    Oscar Medya