BEHZAT UYGUR Çare tiyatro... Behzat Uygur insanvesanat.com'a anlattı...
13.3.2015 23:38:00 -
GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ

GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ...

TİYATRO AŞKIM FUTBOL OYNARKEN DE VARDI

Gençlik yıllarımda futbolcu olmayı düşünüyordum. Galatasaray'da 10 yıl kadar futbol oynadım. Eğer futbola devam etseydim iyi bir futbolcu olabileceğimi düşünüyordum. Futbolu bıraktıktan sonra da teknik direktör olurdum herhalde ama futbol oynarken bile tiyatroyu düşünüp öyle oynardım. O tiyatro aşkı hep vardı. Zaten futbol ile tiyatro birbirine çok benziyor.

 

TİYATRO BENİM İÇİN YAŞAM BİÇİMİ. HAYATIN TA KENDİSİ..

Ailede herkes sanatla ilişkili değil. Sadece iki kardeş sanatla uğraşıyoruz.

Tiyatro dışında diğer sanat etkinliklerine de fırsat oldukça zaman ayırıyorum. Konser ve sergilere gidiyorum. En son Sakıp Sabancı Müzesi'nde Picasso sergisine gittim. Ama doğrusunu söylemek gerekirse çok fazla fırsatım olmuyor.

 

 

 

BİSİKLETE BİNMEK GİBİDİR TİYATRO İZLEMEK

Genç arkadaşlarımız tiyatroya da gitsin, konsere de gitsin, sergiye de gitsin. Neden keyif alıyorlarsa onu yapsınlar ama bunu gerçekten keyifle yapsınlar. Ben tabi tiyatrocu olarak tiyatroya gitmelerini öneriyorum. Konserleri de kaçırmasınlar ama tiyatroya da ayrıca zaman ayırsınlar. Tiyatro sadece iki saatten ibaret değildir, öncesi ve sonrasıyla da tiyatrodur. Oyun seçmek bile keyifli bir şeydir. Daha sonra oyunu konuşmak, tartışmak da başka bir keyiftir. O yüzden gençlerin mutlaka on beş günde bir tiyatro oyununa gitmelerini öneriyorum. Çok keyif alacaklardır. Bisiklete binmek gibi bir şeydir tiyatro izlemek, alışkanlık yapar. Spora gitmek gibi bir şeydir; vücut ister, beyin ister. Hiç gitmeyenler bir defa denesinler. Büyük keyif alacaklarına inanıyorum ben.

 

 

 

TİYATROYLA YAŞAMAK HAYATI DEĞİŞTİRİR

Şu anda tiyatroya hiç gitmemiş anneler ve babalar var. Çocuklarını tiyatroya gitmeyen, sanatsal faaliyetlerle uğraşmayan bireyler olarak yetiştiriyorlar. Belediye başkanları dahil olmak üzere, ben çok iyi biliyorum, hiç tiyatro izlememiş insanlar var hayatımızda. O yüzden tiyatronun toplumumuzda başka bir yer bulmasını diliyorum. O zaman her şey daha güzel olacaktır, daha sanatsal bakacaklardır. İllaki tiyatroda oynamaları gerekmiyor. Tiyatroyla yaşarlarsa hayatlarında çok şeylerin değişeceğini göreceklerdir.Sinema, dizi, tiyatrolarda oynadım ama tartışmasız en çok tiyatrodan keyif aldım. Nankörlük yapmış olmayayım, televizyon programlarımızı da keyif alarak yaptık ama tiyatronun verdiği hazzı hiçbirisi vermez. Seyirci ile birlikte oynuyoruz aslında. Seyirci oyunun bir parçasıdır bizde her zaman için. Hiçbirisi tiyatronun yerini tutmaz. Oyuncu için de tutmaz. Sinemada oynamak daha kolaydır ya da televizyondaki işler daha kolaydır.

 

BOŞ TRİBÜNLERE OYNAMAK KEYİF VERMEZ

Salonun boş ya da dolu olması tiyatrocuyu etkiler. Futbol gibidir. Boş tribünlere oynamak keyif vermez hiçbir zaman için.  Tiyatro da öyle bir şeydir. Salon dolu olduğu zaman daha motive olursunuz. Bazen salonda az seyirci olduğunda da o seyirciyi daha çok eğlendirme sorumluluğunu üstleniriz. Bizi önemsemiş, hayatında dört saatini ayırmış bir seyirci var orada. Kaç kişi olduğu hiç önemli değil. Daha da çok eğlendirmemiz gerekiyor, o sorumlulukla çıkarız sahneye. Az seyirci olduğunda da eğlenir, tıklım tıklım olduğunda da seyirci eğlenir. Ama tercihimiz her tiyatrocuda olduğu gibi hep dolu salonlara oynamak. Bu yüzden de çok şanslı bir tiyatroyuz. Dolu salonlara oynayan bir tiyatroyuz.

 

SEYİRCİLERE SÜRPRİZLERİMİZ OLUYOR, OLACAK DA!

‘Hasta Etme Adamı' oyunu da ‘Dünyanın Sonu' oyunu da iyi gidiyor. ‘Hasta Etme Adamı' üçüncü sezonunu oynuyor. ‘Dünyanın Sonu' ikinci sezonuna girdi. İkisi de çok yoğun ilgi gördü. Seyirciyle oyun sonunda konuştuğumuzda çok olumlu dönüşler alıyoruz. Bir oyuna gelen diğerine de mutlaka geliyor. İki oyundan da farklı keyif, zevk alıyor seyirci. Bunun farkındayız. Farklı iki komedi, dönüşler de gayet iyi oluyor. Bazen seyircilere sürprizlerimiz oluyor. Bundan sonra olacak da. Oyuna gelen birkaç seyirciye yemek ısmarlayacağız, ödüller vereceğiz. Bizim seyircimiz ödülü hak ediyor.

 

ŞU ANDA TELEVİZYONUN DURUMUNU BEĞENMİYORUM

Televizyon sektörünü şu an için düşünmüyoruz. Ne zaman ki taşlar yerine oturur, televizyondan anlayan yapımcılar çoğalır, o zaman bizi eskisi gibi televizyonda görebilirler. Ama şu anda televizyonun durumunu beğenmiyorum. Bu şartlarda da seyirciye haksızlık yapan işlerin içinde olmak istemiyoruz. İleride sevebileceğimiz bir şey olursa belki yapabiliriz ama şu an için düşüncemiz yok.

 

TİYATRO OLMAYAN BÖLGELERE TİYATRO GÖTÜRÜLMELİ

Türk tiyatrosunun altın yılları 70'li yıllardı. Şimdi de Türk Tiyatrosu bence yeniden bir ivme kazandı. Bizim tiyatromuzun işlerinin iyi olması bütün Türk Tiyatrosu'nun işlerinin iyi olduğunu göstermez. Seyirci anlamında bakacak olursak gençleri yeniden tiyatroya çekmenin yolunu bulmak lazım. Tiyatro olanaklarının daha fazla olması gerekiyor. Çünkü özel tiyatrolar özellikle Türk Tiyatrosu'nu taşıyan gruplarız. Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatrolarının haricinde Türk Tiyatrosu'na seyirci getiren gruplarız. Karış karış Anadolu'yu dolaşıyoruz. Geçen yaz Antalya ilçeleri turnesi yaptığımızda on dokuz oyuna yüz bin seyirci gelmişti. Bu çok ciddi bir rakam. Meydanlara sahne kurarak, tiyatronun hiç gitmediği yerlere giderek seyirci ile tiyatroyu buluşturmaya çalışıyoruz. Burada Kültür Bakanlığı'na çok iş düşüyor. Devlet yardımı vermenin dışında özel tiyatrolara bence sponsor olmalılar.  Türkiye'de tiyatro olmayan bölgelere Kültür Bakanlığı devlet sponsoru olarak tiyatroyu götürmeliler. Bence devlet yardımı da böyle olmalı.

 

 

 

SOSYAL MEDYADA TİYATRO KONUŞULMUYOR

‘Al sen şu kadar parayı, oyununu çıkar' demekle olmaz. Bunun daha ciddi bir şekilde oturup konuşulup, tartışılması gerekiyor. Türk Tiyatrosu adına her zaman bir tartışma açmalıyız, bir şeyler konuşmalıyız. Ne zaman sosyal medyada Türk Tiyatrosu ile ilgili şeyler gündemde olursa, bir tiyatro oyunu gündemde olursa Türk Tiyatrosu daha olumlu yöndedir diyorum. Ama mesela Twitter'da genelde futbol trendtopic oluyor; bir şarkıcının, bir sanatçının ismi oluyor. Bir tiyatro oyunu trendtopic olduğu zaman Türk Tiyatrosu adına daha güzel şeyler söyleyebiliriz. Basınımız da, ana haber bültenlerimiz de sürekli sinema filmlerinden bahsetmeyi bir kenara bırakıp tiyatro oyunlarına yönelirlerse Türk Tiyatrosu adına bir şeyler yapılmış olur. Bir sinema filmi başladığı zaman tanıtımlarını her yerde görebiliyoruz ama bir tiyatro oyunu başladığı zaman bu kadar ilgi göstermeyen kanallar, haber bültenleri var. Sadece devlete değil seyirciye, oyuncuya görev düşüyor bu konuda.

 

SANATIN YAŞAMIN ÇOK ÇOK İÇİNDE OLMASI LAZIM

Yurtdışına gittiğiniz zaman insanlar her an sanatla iç içe yaşıyorlar. Havaalanına indiğiniz andan itibaren sanatsal bir şeyler muhakkak görüyorsunuz. O akşam oyun olduğundan tutun da yılın her günü bir gösteriyle seyirciyi buluşturuyorlar. Yaşamın çok çok içinde olması lazım. Arada bir sosyal faaliyet yapmış olmak için değil bizzat yaşamalı, hissetmeliyiz. Kitap okumaktan tutun, sergiye gitmek, sokaktaki gösterileri izlemeye kadar yaşamın çok çok içinde olması lazım.

 

SANAT, İNSANA KADINA VE TOPLUMA BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİRİR

Çocuklarımızı sanatla, kitapla daha fazla  buluşturursak ve eğitirsek geçenlerde yaşadığımız Özgecan olayını yaşamayız ya da daha az yaşarız. Çünkü birazcık bundan uzağız. Bundan uzak durmak da insanın kafasını başka şekilde çalıştırıyor. Kadına bakış açın bile değişiyor. Kültürle, sanatla ilgilenirsen insana bakış açın, kadına bakış açın, topluma bakış açın değişebilir. Bu bir politika olmalı. İnsanımızın da kendileri yapamasa bile çocukları için yapmaları gerekiyor. Sadece öğretmenlere çocuğunu bırakmak, ders kitaplarını okutmak yeterli değil.

 

 

 

NEJAT UYGUR SİYASİLERİ HİCVEDERDİ

Babam Nejat Uygur 'un hem Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile olsun, Turgut Özal ile olsun, Bülent Ecevit ile olsun bütün liderlerle ve son olarak da Sayın Tayyip Erdoğan ile bir dostluğu vardı. Hepsinin hayatında önemli bir yer edinen sanatçıydı Nejat Uygur. Bu insanları sahnede hicveden bir insandı. Bu insanlar da gülerlerdi. Tabii ki bizim oyunlarımızda da siyasi mizah var, yer yer yapıyoruz. Bundan sonra da hicvedeceğiz. Ama hiciv çok önemli, çok ince yapılması gereken bir mizah türü. Çok zeki yapıp, siyasiyi bile güldürebiliyorsanız başarılısınızdır.

 

 

 

 

SANATÇILARIMIZ SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA TÜRK TİYATROSU'NA DESTEK OLMALI

Ben kendi sosyal medya hesaplarımdan bütün tiyatro sayfalarının paylaşımlarını paylaşmaya çalışıyorum. Sanatsal faaliyetleri duyurmaya çalışıyorum. Hatrı sayılı bir takipçi sayım var. Ama benden çok daha fazla sosyal medya takipçisi olan sevgili sanatçı dostlarıma sesleniyorum: Takipçi sayısı çok çok yukarıda olan şarkıcı arkadaşlarım kendi etkinlikleri dışında hiçbir şey paylaşmamışlar!... Olaya böyle bakmamaları gerekiyor. Sayfalarında tiyatroları, sergileri paylaşsınlar. Bundan zarar değil fayda görürüz. Sanatçılarımız da bunu yaparlarsa güzel günler görürüz diyorum.

 

 

Söyleşi: Merve Barut

 

 

  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

    Yorum Bulunamadı...
    İlk yorum yapan siz olun.

    © 2015 insanvesanat.com Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.   İletişim  |   Künye  |   Reklam  |   Hukuki Şartlar  |   Gizlilik  |   Yardım

    Oscar Medya