ÇİNİDEKİ MERCAN SIRRI İznik çinisinin asırlık hikayesi...
5.11.2015 13:00:00 -
BİR ÖMÜRLÜK SALTANAT...

Kısa yaşadı, ihtişamıyla anıldı, sırlara karıştı... Turkuazdan mercana bir efsane İznik çinisi...
15. yüzyılda ortaya çıktı. Camiler ve türbelerden başlayıp tüm başkenti rengarenk bezedi. Fatih Sultan Mehmed'in himayesiyle başlayan bu renkli dünyanın hammaddesi, işlenmesi zor kuvars taşıydı. Saray için imal edilen ve değerine paha biçilemeyen nadide eserlerin 23.5 x 23.5 ebatlarında bir parçası bile koyun fiyatına denkti. Bu kadar değerli olmasında en büyük etkense yapım aşamasının zorluğu kadar yüksek sıcaklıkta tutturulmaya çalışılan renklerdi. Mavi, turkuaz, opak sarısı, yeşil, mor, mercan kırmızısı...

16. yüzyılda saltanatının zirvesini yaşayan İznik çinisi, devlet desteğinin çekilmesiyle 17. yüzyılda geriledi, 18. asırdaysa tamamen kayboldu. Onun büyüleyici renkleri, sırlarla dolu dünyası uzun yıllar el altında saklanmasına ya da kaçırılmasına sebep oldu. 16. yüzyıl ustalarının bir ömürlük bezemeleri başta Selimiye ve Süleymaniye Camileri olmak üzere Osmanlı başkentlerinin en nadide eserlerini süslemişti. Avrupa müzeleri ile özel koleksiyoncularsa buralardan kaçırılan parçalara karşı oldukça cömertti.
 İznik çinisinin kısa ancak ihtişamlı saltanatının büyüsüne kapılanlar arasına 20. yüzyıl sanatçıları da katıldı. Kaybolan sırların peşine düşen ustalar, İznik çinisini tekrar canlandırmayı başarsa da bir türlü mercan kırmızısına ulaşamadılar. Efsaneye dönüşen renk uğruna kan döküldü lakin mercan saklanmıştı.

1550-1605 tarihleri arasında kullanılan mercan kırmızısı, lale motifini ön plana çıkarmıştı. Uzmanlar, 55 yıl ile sınırlı rengin bir çini ustasının sırrı olduğu konusunda birleşti. Usta ya ömrü yetmediğinden ya da kendine sakladığından renge dair hiçbir bilgi vermemişti. Yaklaşık 400 yıla yakın bir süre merak konusu olan rengi bulmak için uğraş veren Kocaoğlu kardeşler, 8 yılda 12 bin deney yaparak her yolu denedi. Deneylerinde kendilerine has bir renk olan pembeye ulaşan kardeşler, insan kanını bile kullandılar ancak sonuç umutsuzdu. 
"Eninde sonunda seni yakalayacağım, nereye gidersen git." diyerek İznik çinisinin peşine düşen Faik Kırımlı ise yedi yılını vererek çalışmalarına başladı. Kendi kurduğu fırın, okudukları ve çaresizlikler içinde gel-gitler yaşayan sanatçı, İznik'e giderek bu işi yerinde yaptı. Bir dedektif gibi iz sürüp,  kimyacı gibi çalışan "ustaların ustası" sonunda İznik çinisine ulaştı. Mercan kırmızısına gelince, Sanat Tarihçisi Nurhan Atasoy'un deyişiyle "mercan kırmızısına en çok yaklaşabilen Kırımlı" oldu.
Günümüz çiniciliği, Faik Kırımlı'nın mirası olarak yaşıyor. Yetiştirdiği öğrenciler ve açılmasına öncülük ettiği atölyelerde Kırımlı'nın ifadesiyle "ateş oyunu" mercan efsanesiyle harmanlanmaya devam ediyor.
insanvesanat.com
Fadime Türkölmez    

  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.

    Yorum Bulunamadı...
    İlk yorum yapan siz olun.

    © 2015 insanvesanat.com Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.   İletişim  |   Künye  |   Reklam  |   Hukuki Şartlar  |   Gizlilik  |   Yardım

    Oscar Medya